Takvimler Eylül ayının başlarını gösteriyor. O kavurucu yaz sıcaklarını geride bıraktık ve tarlalarımızda o muazzam manzara belirmeye başladı: Çatlayan kozalar ve tarlayı kaplayan bembeyaz bir örtü. Makineli hasadın başlamasına sayılı günler kala, pamuk üreticisinin önünde geçmesi gereken son ve en tehlikeli bir viraj var: Yaprak Döktürücü (Defoliant) Uygulaması.
Aylarca gözünüz gibi baktığınız, gübreye ve suya boğduğunuz o pamukları şimdi "çıplak" bırakma vakti. Ancak bu işlem öylesine hassas bir kimyasal ve biyolojik dengedir ki, tarlada adeta Rus ruleti oynamaya benzer. Yanlış zamanda veya yanlış dozda atılan bir ilaç, yeşil yaprakları yere dökmek yerine dala yapıştırır (kavurur). Makine bu kuru yaprakları pamukla birlikte topladığında, o "A-Kalite" pamuğunuz çırçırda anında "Çöplü Mal" statüsüne düşer ve fiyatı dibe çakılır.
İşte hasat arifesinde emeğinizi çöpe atmamak için uzak durmanız gereken 3 milyonluk hata:
1. Hata: Panikleyip İlacı Erken Vurmak (Kozayı Pişirmek)
"Yağmur yağacak" veya "Makine sırası bana geldi" paniğiyle defoliant uygulamasını erkene çekmek, tarladaki en yaygın cinayettir.
Ne Oluyor? Yaprak döktürücüler, bitkiye yaşlanma hormonu (Etilen) salgılatarak yaprak sapını gövdeden koparır. Eğer tarladaki kozaların en az %60'ı açmadan bu ilacı vurursanız, alttaki açmış kozaları kurtarırken üstteki olgunlaşmamış kozaları öldürürsünüz.
Sonuç: O üst kozalar bir daha asla tam açmaz, "kör koza" olarak kalır. İçindeki lif gelişemez ve çırçır randımanınız bir anda yerle yeksan olur. Kesinlikle "Bıçak Testi" yapmadan (en üst kozanın içi sertleşmeden) ilaca girmeyin.
2. Hata: Susuzluktan Kavrulan Tarlaya İlaç Atmak (Yapıştırma Tuzağı)
Birçok üretici "Nasılsa hasat yapacağım, suyu tamamen keseyim tarlam kurusun" der.
Gizli Tehlike: Yaprak döktürücü kimyasalların çalışabilmesi için yaprağın canlı ve nemli olması gerekir. İlaç, yaprağın içindeki özsu ile taşınarak yaprak sapındaki "kopma dokusunu" (absisyon tabakasını) eritir.
Eğer bitki susuzluktan boynunu bükmüş ve yaprakları kayış gibi olmuşsa, attığınız ilaç yaprağı koparmaz; olduğu yerde yakıp kavurur. Kuruyan yaprak dala sımsıkı tutunur (yapışır) ve hasat makinesi tarlaya girdiğinde bütün o kuru çöpler bembeyaz pamuğunuzun içine karışır.
3. Hata: Gündüz Sıcağına Aldanıp Gece Soğuğunu Unutmak
Eylül ayı "gündüzü yaz, gecesi güz" ayıdır.
Yaprak döktürücü kimyasallar, gece hava sıcaklığı 15°C'nin altına düştüğünde çalışmayı durdurur. Gündüz hava 30 derece diye ilacı atarsanız, ancak gece aniden soğursa, o ilacın etkisi yarı yarıya düşer. Yapraklar sararır ama dökülmez. Uygulama yapmadan önce 3-5 günlük gece sıcaklığı tahminlerine mutlaka bakılmalıdır.
RTS Seed ile Hasat Makinesinin Kusursuz Dansı
Makineli hasadın başarısı, ilacın kalitesi kadar bitkinin mimarisine (genetiğine) de bağlıdır.
RTS Seed mühendisliğinin eseri olan Kalina, Firoza, Elbruz ve Selin pamuk çeşitleri, dik ve kompakt (derli toplu) bir yapıya sahiptir.
Tarlanın içi orman gibi birbirine girmediği için, holderle veya dronla attığınız defoliant ilacı en alt yapraklara kadar kusursuzca nüfuz eder.
Genetik erkencilikleri sayesinde kozalarını eşzamanlı açarlar. İlaçlamaya verdikleri o muazzam ve hızlı tepkiyle, yapraklarını tek bir çöp bırakmadan yere indirirler. Makine tarlaya girdiğinde sadece saf beyaz altını toplar.
Hasata sadece metreler kaldı. Eylül ayının bu kritik günlerinde panik yapmayın. Tarladaki kozalarınızın %60 oranında açmasını bekleyin, toprağın tavını tamamen kaybetmediğinden emin olun ve RTS Seed çeşitlerinin makineli hasada sunduğu o "sıfır çöp, maksimum randıman" ayrıcalığını kantar fişinizde gururla görün! Bereketli hasatlar.
